Kur Artışı & Vergi


Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan ve Türk Lirası kullanan her vatandaşı yakından ilgilendiren bir konu olan Türk Lirasının diğer para birimleri karşısındaki değer kaybı, sonuçlarını herkesin merak ettiği bir konudur. Türkiye’de hemen hemen günlük yaşantımızın her alanında kullandığımız ürünlerin çoğunun ithal olması hem bireylerin hem de şirketlerin maliyetlerini arttıracaktır. Bu maliyet artışı kurdan dolayı zarara uğrayan şirketlerin giderlerinin arttırmasından dolayı elde ettikleri kârı azalttığı için, daha az vergi tahsil edilmesine yol açabilecek ayrıca bazı ithal ürünlere olan talebi azaltacağı için KDV, ÖTV ve Gümrük Vergisi gibi vergilerin gelirini azaltabilecektir.

Euro ve Amerikan Doları başta olmak üzere döviz kurlarındaki bu yükselişin, bankaları ve kredi kullanıcılarını da zora soktuğu aşikardır. Elimizde bulunan verilere göre ortalama bir oran vermek gerekirse, kullanılan kredilerin %55'i işletme, %32'si ise tüketici kredisidir. Bunların ciddi bir kısmı ise döviz cinsinden alınan kredilerdir. Çünkü döviz kredilerin faiz oranı, TL ile alınan kredilerin faiz oranından daha düşüktür. Fakat 25 Ocak 2018 tarihli resmi gazetede yayınlanan tebliğe göre döviz geliri olamayan firmaların döviz kredisi kullanımı sınırlandırılmıştır. Bu durumda, TL kredilerin de faizlerinin yüksek olması sebebiyle ülkemize daha az yatırım yapılacak ve dolayısıyla daha az istihdam yaratılacak sonuç olarak büyümenin azalmasına yol açacaktır. Büyüme ve istihdam azaldığı için devlet daha az vergi toplayacak ve buradan kaynaklanan kaybın telafisi için de verginin görece daha kolay alınabildiği dolaylı vergilere ek vergi yükü getirecektir. (Örn: Motorlu Taşıtlar Vergisi'ne gelen yeni düzenlemeler)

Kamu ve özel sektörün toplam dış borç stoğu 432.4 Milyar dolar olduğu dikkate alındığında döviz kurunun yükselmesi ile birlikte borçlu şirketler kurdan kaynaklı zararlarını gider olarak gösterecek ve bu da şirketlerin ödemiş olduğu kurumlar vergisi matrahlarında azalmaya yol açacaktır. Yani daha basit bir deyişle devletin elde edeceği kurumlar vergisi geliri azalacaktır. Doğal olarak, devlet toplayamadığı kurumlar vergisi ile azalan gelirini başka bir şekilde telafi etmeye yönelecektir. Bu da yukarıda belirttiğimiz gibi vergi tahsilinin daha kolay sağlandığı diğer kalemlere ek vergi yükü geleceği şeklinde yorumlanacaktır.

(Yukarıdaki tabloda görüleceği üzere kurumlar vergisi tahsilat oranı son yıllarda azalmıştır)

 

Hakan Kılıç
Verdiğine İyi Bak Ekip Üyesi

  • #
  • #