Vergi İndirimleri


Hazine ve Maliye Bakanı tarafından geçtiğimiz hafta açıklanan KDV ve ÖTV indirimleri, konut, mobilya, beyaz eşya ve otomobil sektörlerinde gerçekleşti. Konutta KDV oranı, yüzde 18’den yüzde 8’e, mobilyada KDV oranı yüzde 18’den yüzde 8’e, beyaz eşyada ÖTV oranı yüzde 6,7’den 0’a, ticari araçlarda KDV oranı yüzde 18’den yüzde 1’e indirildi. Motor hacmi 1600 cc altında olan araçlarda ÖTV oranında 15 puanlık indirim gerçekleştirildi.

Bu indirimlerin, Eylül ayında yayınlanan ve yıllık 24,52 gibi yüksek bir oranda gerçekleşen enflasyonu bir nebze olsun aşağı çekmesi beklenmekte. Öte yandan, merkezi yönetim bütçe gelirlerinin yüzde 86’sını oluşturan vergi gelirlerini de düşürmesi öngörülmekte.

DİSK’in Ağustos 2018’i kapsayan açlık ve yoksulluk sınırı raporuna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık, bin 749 TL harcama yapması gerekmekte. Yoksulluk sınırı ise 6 bin 50 TL. Sigortalı çalışanların yüzde 40’ı yani 5,8 milyonu asgari ücretli. Bu veriler bağlamında, vergi indirimi yapılan sektörlerin genele yaygın bir rahatlama etkisi yaratacağını söylemek güçtür.  Gıdada, sağlıkta, enerjide ve eğitimde bu indirimlere gidilmesi yurttaşın cebinde fark edilebilir bir rahatlama sağlaması çok daha muhtemeldir. Hali hazırda, yüksek enflasyonun da nedenlerinden biri olan TL’nin değer kaybının, tüketiciye yansıyan birçok etkisi varken bu indirimler sadece sektörel bazda bir rahatlama sağlayacaktır.

2018 yılı bütçesinde vergi gelirlerinin dağılımına en yüksek katkıyı, 173,8 milyar TL ile KDV (ithalde+dâhilde)’den sonra, 146,5 milyar TL ile ÖTV sağlamaktadır. En az pay ise 65,8 milyar TL ile Kurumlar Vergisi’nin. Otomobil satışlarındaki belirgin azalış nedeniyle 2018 Ocak-Eylül arasında ÖTV tahsilâtında düşüş olmuştur. Görüntü bu şekilde iken, otomobil sektöründe KDV ve ÖTV indirimlerine gidilmesi, otomobil satışlarında gözle görülür bir artış sağlaması beklenir bir etki olacaktır. Buna karşın 56,7 milyar TL açıkla Ekim ayına giren merkezi yönetim bütçesinde açığın artmasının kaçınılmaz olduğu bir gerçektir. Faizler, bedelli askerlik, imar affı, vergi ve bazı alacakların yapılandırılması bu açığı kapatmakta ne kadar yeterli olacağı tartışılmalıdır.

Ayrıca, 20 Eylül 2018’de açıklanan Yeni Ekonomi Programı’nda, maliye politikası olarak vergi artışı değil, harcamalarda kesinti amaçlanmıştır. Bu açıdan bakıldığında gerçekleştirilen bu indirimin amaç ile paralel olduğunu fark etmekteyiz. Öte yandan yine YEP’te vergi gelirlerinin GSYİH’ye oranın kademeli olarak artırılacağı bir çerçeve de dikkat çekmektedir.

Enflasyonu engelleyecek olan sadece bu indirimler değil, aynı zamanda sağlam bir vergi ve maliye politikası, kurlarda düşüş ve denge ile yersiz ve fazla harcamaların azaltılması yoluyla mümkün görülmektedir. Bu tedbirlerin iki aylık bir süre için geçerli olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda da bir miktar düşen enflasyonun tekrar yükselebileceği oldukça mümkün. İndirimlerin bütçeye olan zararı ile yersiz ve fazla harcamaların bütçeye olan zararı kıyaslandığında asıl zararın bu harcamalardan kaynaklandığı da görülmektedir.

 

Ekin Yağmur Arlı

VİB Ekip Üyesi

  • #
  • #